
Dijital sadeleşme denince çoğu zaman boş bir masaüstü veya çok az uygulamalı telefon düşünülüyor. Oysa görünüş tek başına düzenin işe yaradığını göstermez. İhtiyacınız olan dosyayı bulamıyor, aynı uygulamayı tekrar tekrar arıyor veya giriş yaptığınız hesabı karıştırıyorsanız önce bu sorunları tanımlamak gerekir. Amaç az sayıda nesneye sahip olmak değil, kullandığınıza kolayca ulaşmaktır.
Günlük sürtünmeleri küçük bir listeye alın
Bir gün boyunca sizi tekrar durduran üç şeyi not edin. Örneğin indirilen dosyanın kaybolması, ekranlar arasında aranan bir uygulama veya adı belirsiz belgeler. “Her yer dağınık” ifadesi yerine bu somut durumları seçmek, değişikliğin sonucunu görmeyi kolaylaştırır. Aynı anda bütün cihazları düzenlemek zorunda değilsiniz.
İlk sorunu seçerken en can sıkıcı görüneni değil, küçük bir değişiklikle ele alınabileni tercih edebilirsiniz. Her sabah açtığınız uygulamayı görünür yere taşımak birkaç dakika sürer. Yılların arşivini yeniden adlandırmak ise ayrı bir iş olabilir. Başlangıcın dar olması, düzeni deneyimlemenizi ve sonraki adımı daha doğru seçmenizi sağlar.
Ana ekranı işlerinize göre düzenleyin
Uygulamaları yalnızca renklerine veya türlerine göre sıralamak yerine günlük görevlerinizi düşünün. Yol bulmak, not almak veya iletişim kurmak için sürekli kullandığınız araçlar kolay ulaşılabilir yerde olabilir. Daha seyrek kullanılanlar başka ekranda veya uygulama listesinde kalabilir. Ekranda bulunmasıyla telefonda kurulu olması farklı ihtiyaçlardır.
Örneğin hafta içi işe giderken üç uygulamaya bakıyorsanız bunları aynı küçük alana koyabilirsiniz. Haftanın sonunda düzeni değerlendirin: Arama azaldı mı, yanlış uygulama açma devam ediyor mu? Daha sade görüntüye alışmakla gerçekten kolaylaşan işi birbirinden ayırın. Size uymayan bir klasör yapısını sürdürmek zorunda değilsiniz.
Dosya alanında bir giriş noktası belirleyin
İndirilenler klasörü biriktirme alanına dönüşüyorsa orayı geçici giriş noktası olarak kullanabilirsiniz. Yeni dosya geldiğinde hemen ayrıntılı arşivleme şart değildir; ancak belli aralıklarla neyin kalacağını ve nereye taşınacağını gözden geçirin. Belge adını açmadan anlayabiliyor musunuz sorusu iyi bir başlangıç ölçütüdür.
“son”, “yenison” ve “gercekson” gibi adlar yerine konu ve tarih içeren bir düzen deneyin. Asıl dosyayı değiştirmeden önce birkaç örnekte uygulayın. Aynı belgenin farklı sürümlerini ayırırken neyin değiştiğini kısa notla belirtmek de yararlıdır. Düzen, yalnızca klasör sayısında değil, dosyalar arasındaki ilişkinin açıklığında ortaya çıkar.
Kullanmadıklarınızı kararla ayırın
Bir uygulamayı açmamak, onu hemen silmeniz gerektiğini göstermez. İçinde saklanan veri veya bağlı bir iş olabilir. Önce ne işe yaradığını ve kaldırılınca ne olacağını anlayın. Gerekli bilgiyi koruduktan sonra karar verin. Böylece sadeleşme, sonradan geri almaya çalıştığınız acele bir temizliğe dönüşmez.
Kendi cihazınızın kullanım raporları varsa bunları fikir edinmek için kullanabilirsiniz. Android'in Dijital Denge sayfası bazı cihazlarda uygulama kullanımı ve açılma bilgilerini anlatır. Bu veriyi tek başına hüküm olarak görmek yerine günlük ihtiyacınızla birlikte okuyun. Ay sonunda daha az arıyor, dosyaları daha kolay ayırıyor ve gerekli araçları bulabiliyorsanız düzen işe yarıyor demektir. Ekranın mutlaka tamamen boş görünmesi gerekmez.
Bir dosyayı taşırken ona bağlı çalışma olup olmadığını da düşünün. Ortak belge bağlantısı, başka uygulamada kullanılan görsel veya yarım kalan proje farklı ilişkilere sahip olabilir. Önce küçük ve bağımsız bir dosya grubunu düzenleyin. Büyük bir klasörü topluca taşımadan önce örnekteki sonuçları görmek, sadeleşmenin yeni arama sorunları üretmesini önleyebilir.