Okumak istediğiniz kitapların listesi uzarken açtığınız sayfa sayısı aynı kalabilir. Böyle bir durumda daha iddialı hedef koymak yerine okumanın günlük hayatınıza nasıl gireceğini düşünün. Kaç kitap bitirdiğiniz kadar, metinle nasıl ilişki kurduğunuz da önemlidir. Küçük ve esnek bir düzen, okumayı sürekli ertelenen bir görev olmaktan çıkarabilir.

Önce merak ettiğiniz soruyu bulun

Kitabı yalnızca çok konuşulduğu için seçmek yerine kendinize bir soru sorun. Bir dönemi mi anlamak istiyorsunuz, farklı bir anlatım biçimi mi görmek istiyorsunuz, bir yazarın başka kitabına mı dönmek istiyorsunuz? Bu soru, seçimi daraltır ve kitaba neden başladığınızı hatırlatır. Her seçim ciddi bir araştırma amacı taşımak zorunda değildir.

Örneğin kısa yolculuklarda okuyacaksanız bölümleri bağımsız ilerleyen bir deneme kitabı size uygun gelebilir. Akşam uzun bir aralık bulabiliyorsanız daha kesintisiz anlatı tercih edebilirsiniz. Burada tek doğru tür yoktur. Kitabın yapısıyla okuma zamanının uyuşması, sürekli başa dönme hissini azaltabilecek kişisel bir deneme alanıdır.

Küçük bir başlangıç aralığı seçin

Her gün kesin bir saat tutturamıyorsanız mevcut bir alışkanlığın yanına kısa okuma koyabilirsiniz. Akşam çayından sonra veya öğle arasının son bölümünde birkaç sayfa okumak gibi. Süreyi başlamayı zorlaştırmayacak kadar küçük tutun. Kitabı açmak için bütün günün sakinleşmesini beklemek, uygun anı gereksiz yere uzaklaştırabilir.

Okuma sırasında devam etmek istiyorsanız uzatabilirsiniz; ama kısa oturumun da tamamlanmış sayılmasını kabul edin. Aksi halde küçük hedef yalnızca daha büyük bir zorunluluğun kapısı olur. Bir gün okuyamadığınızda ertesi güne iki kat borç yazmayın. Düzenin devamı, eksik günü telafi etmekten çok yeniden başlayabilmekle ilgilidir.

Metni bitirdikten sonra bir iz bırakın

Her bölümün ayrıntılı özetini çıkarmak gerekmez. Aklınızda kalan bir düşünceyi, anlamadığınız bir bağlantıyı veya başka bir metinle benzerliği tek cümleyle yazabilirsiniz. The Open University'nin okuma çalışmaları, etkin okuma ve not alma gibi yaklaşımları ele alıyor. Kendi notunuzun amacı ise okuduklarınızı kişisel sorunuzla ilişkilendirmektir.

Örneğin bir öyküde anlatıcının olayları ne kadar bildiğine dikkat edebilirsiniz. Bölüm sonunda yalnızca bu gözlemi yazın. Başka bir gün yazarın mekân kullanımına bakabilirsiniz. Her okumada aynı kontrol listesini uygulamak zorunda değilsiniz. Seçtiğiniz küçük odak, metnin kendi ayrıntılarına daha dikkatli bakmanıza yardımcı olabilir.

Bırakma ve geri dönme kararını açık verin

Bir kitapla ilerleyemiyorsanız nedenini ayırın: Konu mu ilginizi çekmiyor, dil mi yoğun geliyor, zaman aralığı mı uygun değil? Bu sorunun yanıtı sonraki seçimi etkiler. Kitabı daha uygun zamana bırakmakla bütün okuma hedefinden vazgeçmek aynı karar değildir. Geri dönmek istediğiniz yeri ve nedeni küçük bir notla saklayabilirsiniz.

Ay sonunda kaç kitap bittiğini saymak yerine hangi okuma anlarının sürdüğüne bakın. Yanınızda taşıdığınız kısa metinler mi işe yaradı, evde tek kitap seçmek mi kolaylaştırdı? Kendiniz hakkında öğrendiğiniz bu ayrıntılar sonraki ayın düzenini kurar. Okuma alışkanlığı kusursuz bir takvimden çok, metinlere yeniden ulaşmanızı sağlayan küçük ve tekrar edilebilir seçimlerle büyür.

Yanınızda taşıyacağınız kitabı bir gece önceden hazırlamak da küçük bir kolaylık sağlayabilir. Ayraç bulunduğu yerde kalsın ve devam etmek istediğiniz bölüm belli olsun. Uygun aralık geldiğinde ne okuyacağınıza yeniden karar vermek zorunda kalmazsınız. Bunun işe yaramadığı günlerde ise kısa okuma seçeneğini değiştirmek veya o günü boş bırakmak mümkündür.

Kaynaklar