
Bir sayfanın büyük bölümünü deftere geçirmek yoğun çalışmış hissi verebilir. Fakat birkaç gün sonra nota döndüğünüzde neden önemli olduğunu anlayamıyorsanız kayıt amacına ulaşmamış olabilir. Kullanışlı not, bütün metnin kopyası olmak zorunda değildir. Kaynağın ana fikrini, sizin yorumunuzu ve açık kalan soruyu ayırabilmesi daha değerlidir.
Notun ne için kullanılacağını belirleyin
Bir toplantıyı hatırlamak, bir yazı hazırlamak ve bir konuyu öğrenmek farklı kayıt gerektirir. Önce notu açtığınızda hangi soruya yanıt bulmak istediğinizi yazın. “Bu bölüm ne anlatıyor?” veya “hangi karar kim tarafından uygulanacak?” gibi açık bir amaç, hangi ayrıntıyı kaydedeceğinizi seçmenize yardımcı olur.
Örneğin bir kitap incelemesi hazırlıyorsanız olayların tam sırasından çok, tartışmak istediğiniz bir anlatım özelliğine ilişkin örnekler gerekli olabilir. Teknik bir yönergeyi öğreniyorsanız işlem sırası önem kazanır. Her kaynak için aynı not şablonunu zorunlu tutmak yerine, kaydı yapacağınız işe göre biçimlendirin.
Kaynak bilgisiyle kendi cümlenizi ayırın
Başlığa yazar, eser veya sayfa bağlantısını ekleyin. Kaynaktan birebir aldığınız kısa ifadeyi alıntı olarak işaretleyin; kendi özetinizi ayrı yazın. Bu ayrım daha sonra metin hazırlarken hangi cümlenin size ait olduğunu görmenizi sağlar. Sayfa numarası veya bölüm adı, aynı yere dönmeyi kolaylaştırır.
Ana fikri kendi cümlenizle yazmayı deneyin. Bunu yapamıyorsanız metindeki kavramı yeniden incelemek gerekebilir. The Open University not alma rehberi de kısa, seçici ve öğrenme amacına uygun kayıtları ele alır. Sizin notunuzun değeri, kaynakla kurduğunuz ilişkiyi anlaşılır biçimde korumasındadır.
Bir örnek ve bir karşı soru ekleyin
Soyut bir ifadeyi kaydettikten sonra kendi hayatınızdan küçük bir örnek düşünün. “Görev kapsamı açık olmalı” cümlesinin yanına “rapor hazırla yerine üç bulguyu bir sayfada yaz” gibi bir örnek ekleyebilirsiniz. Bu adım, kaydedilen fikrin ne anlama geldiğini somutlaştırır.
Ardından fikrin hangi durumda yetersiz kalacağını sorun. Örneğin çok kısa görev tanımı, gerekli bağlamı atlayabilir mi? Notta soruya yer bırakmak, bilgiyi kesin ve tamamlanmış bir paket gibi görmenizi önler. Her sorunun yanıtını aynı anda bulmanız gerekmez; açık noktayı adıyla saklamak sonraki araştırmayı yönlendirir.
Notu küçük bir çıktıda kullanın
Bir hafta sonra bütün notları yeniden okumak yerine içlerinden birini seçip kısa açıklama yazın. Başka birine anlatabileceğiniz üç cümle veya kendi işinizde uygulayacağınız tek adım yeterlidir. Notun içeriği bu küçük çıktıyı desteklemiyorsa eksik bağlantıyı görürsünüz. Böylece düzenin işe yarayıp yaramadığı anlaşılır.
Örneğin bir etkinlikten aldığınız not, sonraki buluşma için gerekli tarihi içermiyor olabilir. Ya da bir kitaptaki düşünceyi yazmış, hangi bölümde geçtiğini kaydetmemiş olabilirsiniz. Kullanım sırasında görülen bu eksikler, gelecek notları daha bilinçli hazırlamanızı sağlar. Kusursuz sistemi baştan tasarlamak gerekmez.
Birikimi düzenli aralıklarla sadeleştirin
Her notu ayrıntılı arşivlemek zorunda değilsiniz. Sık döndüklerinize açıklayıcı başlık verin, birbirine yakın fikirleri ilişkilendirin ve anlaşılmayan kısaltmaları açın. Artık anlamı kalmayan bir notun neden tutulduğunu da sorgulayın. Biriktirmek, kullanmakla aynı şey değildir.
Kayıtlarınızın arasında dolaşırken yalnızca tarih sırasını değil, soruları da kullanabilirsiniz. “Hangi örnek bunu açıklıyordu?” diye aradığınızda başlıklar yardımcı olmalıdır. İyi bir not düzeni sürekli ekleme istemek yerine, ihtiyaç duyduğunuz düşünceye yeniden ulaşmanızı sağlar. Bu yüzden kısa ama amacı belli kayıtlar, uzun ve bağlamsız sayfalardan daha kullanışlı olabilir.
Kısa bir denemede notu kapatıp ana fikri anlatın. Açıklayamadığınız bölümü yeniden kaynakta incelemek, hangi bağlantının kayıtta eksik kaldığını görmeniz için somut bir fırsattır.