Pazartesi sabahı hazırlanan uzun bir liste, cuma akşamı hâlâ aynı görünüyorsa planın kendisini incelemek gerekir. Bir haftaya daha çok görev sığdırmaya çalışmak yerine, elinizdeki zamanı ve işlerin gerçek boyutunu görünür hale getirin. İyi bir haftalık plan, yapamadıklarınızı sayan bir belge değil, sıradaki adımı bulmanızı kolaylaştıran bir araçtır.

Önce haftanın sabit parçalarını yerleştirin

Randevular, dersler, ulaşım ve önceden verilmiş sözler için takvimde yer açın. Bu süreleri yok sayarak hazırlanan çalışma listesi, kâğıt üzerinde geniş ama gerçekte dar bir haftaya dayanır. Eve dönüşü saat yedi olan bir güne altıdan başlayan bir çalışma bloğu koymak, daha ilk adımda planı imkânsızlaştırır.

Ardından günlük hazırlık ve toparlanma işlerini ekleyin. Çantayı düzenlemek, kullanılacak dosyayı bulmak veya çalışma masasını boşaltmak da zaman alır. Bu işleri büyük hedeflerin arasına gizlemek yerine görünür yazmak, gerçekten kullanabileceğiniz aralığı daha doğru görmenizi sağlar. Takvimde kalan her boşluğu da görevle doldurmanız gerekmez.

Büyük işleri bitirilebilir parçalara ayırın

“Evi düzenle” veya “yazıyı hazırla” gibi ifadeler ne zaman duracağınızı söylemez. Bunun yerine gözlenebilir bir sonuç yazın: Çekmecedeki kırtasiyeyi ayırmak, yazının girişini tamamlamak veya üç kaynak bağlantısını not etmek. Küçük parça, önemsiz parça demek değildir; sınırı anlaşılır bir iş demektir.

Örneğin hafta sonunda aile fotoğraflarını düzenleyecekseniz bütün arşivi tek oturuma koymayın. İlk görev yalnızca son gezinin klasörünü açıp tekrarları ayırmak olabilir. Bir sonraki görev seçilen fotoğraflara açıklama eklemektir. Böylece yarım kalan iş, belirsiz bir yığın olarak değil, devam noktası belli bir çalışma olarak durur.

Tahminlerinizi gerçek sürelerle karşılaştırın

İlk hafta birkaç işin başlangıç ve bitiş saatini not edin. Amaç kendinizi sürekli ölçmek değil, neyin ne kadar sürdüğüne ilişkin daha iyi fikir edinmektir. Otuz dakika ayırdığınız iş iki kez birer saat sürüyorsa sonraki planı bu bilgiyle değiştirin. Aynı dar süreyi yeniden yazmak işi kısaltmaz.

Benzer işleri yakın zamanlara toplamak da denenebilir. Kısa telefon görüşmelerini tek bir aralığa almak veya dosya düzenlemeyi arka arkaya yapmak, hazırlık tekrarını azaltabilir. Bunun sizin için işe yarayıp yaramadığını gözlemleyin. Başkasının takvimindeki kusursuz blokları kopyalamak yerine, kendi gününüzün kesintilerini ve sorumluluklarını hesaba katın.

Esnekliği planın içine yerleştirin

Bir günün boş kalmasıyla plansız olması aynı şey değildir. Uzayan iş, beklenmedik ziyaret veya ulaşım değişikliği için yer bırakabilirsiniz. Ertelenen bir görevi taşırken de otomatik olarak ertesi güne yığmayın. Önce hâlâ gerekli olup olmadığını, sonra haftanın neresine gerçekten sığacağını kontrol edin.

Hafta sonunda kısa bir gözden geçirme yapın. Tamamlanan üç işi, tahmini aşan bir işi ve gelecek hafta değiştireceğiniz tek noktayı yazın. Bu kadar küçük bir değerlendirme bile listenin zamanla size uyarlanmasını sağlar. Planı her hafta sıfırdan icat etmek yerine, deneyiminizle düzeltirsiniz. Takvim böylece katı bir başarı çizelgesi olmaktan çıkar; verdiğiniz sözlerle kendi kapasiteniz arasında anlaşılır bir köprüye dönüşür.

Planınızda başkasından yanıt bekleyen işleri de işaretleyin. Bir belgeyi tamamlamak için eksik bilgi gerekiyorsa, ilk adım belgeyi yazmak değil o bilgiyi istemektir. Bekleme durumunu görünür tutmak, aynı görevi her gün tamamlanmamış gibi yeniden taşımayı önler. Ayrıca size bağlı olan işlerle başka bir gelişmeyi bekleyen işleri ayırmanızı sağlar.

Kaynaklar